1 saat önce | Okunma Sayısı : 31
PEKİ BESLENME BİÇİMİMİZİ DEĞİŞTİRMEK BU SORUNLARIN AZALMASINA YARDIMCI OLABİLİR Mİ?
Bu soruya yanıt arayan yeni bir sistematik derleme, MS'te farklı beslenme modellerinin bilişsel işlevler üzerindeki etkisini değerlendirmiştir. Araştırmada en fazla dikkat çeken beslenme modellerinden biri Akdeniz diyeti olmuştur. Sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, balık ve zeytinyağı gibi besinlerin ağırlıkta olduğu bu beslenme modelinin genel sağlık açısından yararları uzun süredir araştırılmaktadır. Bazı randomize kontrollü çalışmalarda Akdeniz diyetinin genel bilişsel performans üzerinde belirgin bir üstünlük sağlamadığı görülmüştür. Buna karşılık daha yeni bir çalışmada, düşük kalorili Akdeniz tipi beslenmenin bilgi işleme hızı gibi bazı bilişsel ölçümlerde iyileşmelerle ilişkili olduğu bildirilmiştir. Ancak araştırmacılar bu sonuçların, Akdeniz diyetinin MS'te bilişsel bozukluğu tedavi ettiğini kanıtlamadığının altını çizmektedir. Daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Son yıllarda popülerliği artan ketojenik diyet de MS bağlamında araştırılan beslenme modellerinden biridir. Derlemede yer alan küçük ölçekli çalışmalar, ketojenik beslenmenin bilişsel işlevler açısından potansiyel yararları olabileceğine işaret etmektedir. Ancak mevcut çalışma sayısı ve katılımcı sayısı kesin sonuçlara ulaşmak için yeterli değildir. MS tanısı alan kişiler internette çok farklı beslenme önerileriyle karşılaşması mümkündür. Glutensiz beslenmeden tamamen süt ürünlerini bırakmaya, karbonhidratları kesmekten yalnızca belirli gıdalarla beslenmeye kadar pek çok öneri bulunmaktadır. Ancak bilimsel araştırmalar, MS hastalarının tamamının glutensiz beslenmesi veya belirli gıda gruplarını tamamen hayatından çıkarması gerektiğini göstermemektedir. Benzer şekilde, “şu yiyecek MS'i iyileştirir” şeklindeki iddialara da temkinli yaklaşmak gerekmektedir. Beslenme konusunda önemli olan, tek bir besini mucizeleştirmekten çok genel beslenme düzeninin kalitesini geliştirmek olmalıdır.
PEKİ MS HASTASININ SOFRASINDA NELER OLMALIDIR?
Sebze ve meyveler, baklagiller, tam tahıllar, balık, zeytinyağı ve ölçülü miktarda kuruyemiş gibi besinlerin yer aldığı çeşitli bir beslenme düzeni genel sağlık açısından destekleyici olabilmektedir. Buna karşılık aşırı işlenmiş gıdaların, yüksek miktarda rafine şekerin ve doymuş yağların yoğun tüketiminin sınırlandırılması genel beslenme sağlığı açısından önem taşımaktadır. Buradaki amaç katı yasaklar koymak değil, sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmaktır. Çünkü sağlıklı beslenme yalnızca tabağımızı değil; uzun vadede genel sağlığımızı, günlük yaşamımızı ve yaşam kalitemizi de ilgilendirmektedir.
Sağlıklı Günler Dilerim.