1 ay önce | Okunma Sayısı : 190
Günde dört fincana kadar kahve tüketimi, ciddi mental sağlık sorunu olan kişilerde telomerlerin korunmasına yardımcı olarak "daha genç" bir profil oluşturabilmektedir.
Telomerler; kromozomların uçlarında bulunurlar ve yaşla birlikte doğal olarak kısalmalarına rağmen; psikoz, şizofreni ve bipolar bozukluk gibi ciddi psikiyatrik rahatsızlıkları olan kişilerde bu sürecin daha hızlı gerçekleştiği görülmüştür.
Kahve, hücreleri yaşlanmaya bağlı hasarlardan korumaya yardımcı olabilecek güçlü antioksidan ve anti-inflamatuar bileşikler içermektedir.
4 fincana kadar biyolojik yaşlanma sürecine fayda sağlayan kahvenin daha yüksek miktarda tüketilmesi bu faydaları ortadan kaldırarak hücresel stresimizi tetikleyebilmektedir.
Yapılan bir çalışmada; kahve tüketimi uyku süresini 45 dakika kısaltabileceği gibi uyku verimliliğini de düşürebilmektedir ve günde 4 fincandan fazla kahve tüketimi, hassas bireylerde panik atak riskinin artmasıyla da ilişkilendirilmiştir.
Aşırı kahve tüketiminin yan etkileri arasında; uykusuzluk, idrara çıkma da artış, gastrointestinal bozukluklar, kas titremeleri, sinirlilik, aritmi gibi semptomlara neden olmaktadır.
Hipertansiyonu olan bireyler, çocuklar, ergenler ve yaşlılar, kafein tüketiminin yan etkilerine karşı daha savunmasız olabilmektedir ve sağlıklı yetişkinlere göre daha düşük günlük dozlar almaları önerilmektedir.
Potansiyel avantajlarına rağmen, günlük önerilen miktardan fazla kahve tüketmenin reaktif oksijen türlerinin oluşumu yoluyla hücresel hasara ve telomer kısalmasına da neden olabileceği çalışmalarda belirtilmiştir.
Bu yüzden önerilen günlük kafein alımını 400 mg/gün (4 fincan kahve) veya altında tutmamız önerilmektedir.
Sağlıklı Günler Dilerim.