1 saat önce | Okunma Sayısı : 31
Dil ve konuşma terapisi, hastalığı ortadan kaldırmasa da kişinin mevcut iletişim becerilerini korumasına, günlük yaşamda daha bağımsız kalmasına ve sosyal çevresiyle bağını sürdürmesine katkı sağlar.
Hastalığın erken dönemlerinde yapılan çalışmalar daha çok kelime bulma güçlükleri üzerine yoğunlaşır. İsimlendirme egzersizleri, günlük konuşma becerilerini destekleyen etkinlikler ve ipucu hiyerarşileri ile isimlendirme güçlüklerine yönelik stratejiler bu dönemde önemli yer tutar. Amaç, kişinin iletişim kurma kapasitesini mümkün olduğunca uzun süre koruyabilmesidir.
Hastalık ilerledikçe terapinin hedefleri de değişir. Bu aşamada görsel ipuçları, fotoğraflar, iletişim kartları ve basitleştirilmiş konuşma yöntemleri devreye girer. Kimi zaman tek bir fotoğraf, unutulmaya yüz tutmuş bir anıyı canlandırabilir; kimi zaman ise basit bir evet-hayır sorusu iletişimin devam etmesini sağlayabilir.
Dil ve konuşma terapisinin en önemli yönlerinden biri de aileyi sürece dahil etmesidir. Çünkü Alzheimer ile yaşayan bireyin iletişim başarısı yalnızca onun çabasına değil, çevresinin yaklaşımına da bağlıdır. Kısa ve anlaşılır cümleler kurmak, yanıt vermesi için zaman tanımak ve sürekli düzeltme yapmaktan kaçınmak, iletişimi kolaylaştıran temel yaklaşımlar arasında yer alır. Özellikle hastaları iletişim anında strese sokmak kişinin var olan iletişim becerilerini de olumsuz yönde etkileyecektir. Olabildiğince sakin ve sabırlı kalabilmek aileler için dikkat edilmesi gereken en önemli kritik noktadır.
İleri evrelerde ise amaç artık mükemmel bir konuşma değil, anlamlı bir bağ kurabilmektir. Bir bakış, bir gülümseme, tanıdık bir şarkıya eşlik eden birkaç kelime bile iletişimin sürdüğünü gösterir. Çünkü insanı insan yapan yalnızca hatırladıkları değil, çevresiyle kurduğu ilişkidir.
Bu nedenle Alzheimer’da dil ve konuşma terapisi, kaybolan kelimelerin peşinden koşmaktan çok daha fazlasıdır. Terapi, bireyin dünyayla bağını koruma çabasıdır; sessizliğin büyümesine karşı verilen önemli bir mücadeledir.
Saygılarımla.