5 ay önce | Okunma Sayısı : 673
DEHB’li çocukların en fazla sorun yaşamaya başladığı dönemin okul dönemi olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü okulda yapılandırılmış bir eğitim öğretim ortamı vardır, kurallar vardır, çeşitli karakterlere sahip akranlar vardır, 40 dakika boyunca sırada oturularak işlenen dersler vardır ve tüm bunlar DEHB olan çocukların daha çabuk sıkılmalarına, dikkatlerinin daha kolay dağılmasına, hareket ihtiyaçlarının karşılanmasında yetersizliklere, dürtüsel davranışlarının artmasına sebep olabilir. Ancak çocuklar bunları kasıtlı ve bilinçli bir şekilde yapmazlar. Bu sebepten, çocukların bu davranışlarına yadırgayıcı bir tavırla karşılık vermekten ziyade onlara anlayış göstererek yaklaşmaya çalışmak, sakin, tutarlı ve sabırlı bir tutum sergilemek gerekir.
Sınıf öğretmeniyle yapılacak ortak görüşmelerle çocuğun takibinin yapılması, daha kontrollü ve sağlıklı ilerleyen bir eğitim öğretim hayatı ve yapıcı akran ilişkilerinin sağlanması için aile - öğretmen iş birliği yapılması da oldukça önemlidir.
Çocuğumuzun DEHB durumunu öğretmeni ile paylaşmak, öğretmenin sınıf içi uyarlamalarını, sınıfındaki DEHB’li öğrencisine göre uyarlamasını sağlayacaktır. Örneğin; DEHB olan çocuğun öğretmenin yakınında oturtulması, görüntülerden ve seslerden etkilenmesin diye cam kenarında oturtulmaması, çok hareketli bir çocuksa sakin bir arkadaşı ile birlikte oturtulması gibi uyarlamalar sınıf içi uyarlamalarıdır.
DEHB’li çocukların uzun sure odaklanma gerektiren işlerde yaşadıkları zorluklar, başlanılan projeleri, ödevleri bitirmede yaşadıkları sorunlar, ilgilerini cezbetmeyen konulara olan duyarsızlıkları ödevlere ve okul projelerine de yansıyacaktır. Hal böyle olunca ev ödevlerinden de sıkılırlar, yapmak istemezler, bin dereden su getirirler. Bu durumda öğretmenle yapılacak işbirliği çocukların ödev uyarlamalarında destekleyici olacaktır. Ödev uyarlamalarına örnek olarak; evde çözülmesi için verilen soru kağıtlarında yazan soru sayısının parçalara bölünerek sayfa başına daha az soru düşecek şekilde ayrılarak verilmesi, proje uyarlamalarına ise; DEHB’li çocukların daha sakin ve daha dikkatli akranları ile aynı gruba alınarak grup ödevlerinin birlikte yapılmasına olanak tanınması gösterilebilir.
DEHB olan çocuklarımıza bu yaşamış oldukları sorunlardan dolayı cezalandırıcı davranışlar sergilemek ne bizi ne de çocuklarımızı başarıya götürecektir. Bunun yerine sorumluluklarını yerine getirdiklerinde bu başarıları için tebrik etmek ve tutarlı ve istikrarlı davranmak, olumlu sonuçlar alınmasına faydalı olacaktır.
DEHB olan çocuklara yaklaşımda öğretmen ve ailenin işbirliği içerisinde birbirleri ile bilgi paylaşımlarında bulunarak takım olarak ilerlemeleri çocuğun akademik başarısı için de, okuldaki davranış ve tutumları için de, sosyal yaşantısı için de, aile yaşamı için de olumlu değişiklikler gerçekleşebilmesinde ve olumlu değişikliklerin sürdürülmesinde oldukça destekleyici olacaktır.
Saygılarımla.