7 ay önce | Okunma Sayısı : 618
Vücut kompozisyonu, fiziksel aktivite, beslenme alışkanlıkları; kadın üreme sistemi ve metabolizması arasındaki yakın ilişki doğurganlığı etkileyebilecek temel unsurlardır. Fiziksel aktivitenin bu dönemde iyi bir yaşam kalitesi ve potansiyel olarak daha iyi doğurganlığa katkıda bulunduğu bilinmektedir. Dengesiz beslenme özellikle de yüksek kalorili beslenme; vücuttaki inflamasyonu arttırabilir, hormonal dengeyi bozabilir ve oksidatif strese yol açabilir bunların tümü doğurganlığı olumsuz etkileyebilmektedir.
• Akdeniz diyeti ve doğurganlığı destekleyen belirli beslenme düzenleri, büyük ölçüde anti-inflamatuar ve antioksidan özellikleri nedeniyle daha iyi üreme sonuçlarıyla ilişkilendirilmiştir. Akdeniz diyetine özgü çoklu doymamış yağ asitleri, polifenoller, bitki bazlı proteinler, lif, vitaminler ve mineraller gibi diyet faktörleri doğurganlık üzerinde olumlu bir etkiye sahiplerdir.
• Omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri takviyesi, üreme dokularında prostaglandin sentezini ve gen ekspresyonunu düzenleyerek doğurganlığı iyileştirebilmektedir.
• Gebelik öncesi kilo yönetimi için diyet müdahalesi ve fiziksel egzersiz kişinin yaşam tarzı değişikliği; doğurganlık oranlarında iyileşme ve hastanın sağlıklı bir gebelik geçirmesini sağlamaktadır. İdeal bir kiloda gebeliğe başlamak; hipertansif bozukluklar, diyabet, tromboembolik hastalıklar, erken doğum riskine yakalanma olasılığınızı azaltmaktadır.
• Egzersiz kılavuzları; gebe kalmaya çalışan kişilere günlük ortalama 10.000 adıma kadar kademeli olarak fiziksel aktivitelerini artırmayı ve/veya haftada 150 dakika orta düzeyde aerobik egzersiz yapmayı hedeflemelerini tavsiye etmektedir. Haftada en az 150-200 dakika olmak üzere günde en az 30 dakika süren yürüyüş, orta düzeyde fiziksel aktivite, aerobik egzersizler ve kondisyon egzersizlerinin bir kombinasyonunun, sistemik ve üreme sağlığını iyileştirebilecek önemli bir araç olduğu belirtilmiştir.
• Orta düzeyde fiziksel aktivite; hormonal düzenlemeyi desteklemekte, stresi ve insülin direncini azaltmakta ve yumurtalık fonksiyonunda iyileşme sağlamaktadır. Dolayısıyla gebelik ve canlı doğum oranlarını iyileştirme potansiyeli göstermektedir.
Yaşam tarzı değişikliklerini içeren kişiselleştirilmiş bir yaklaşım ile, yalnızca gebe kalma olasılığınızı artırmakla kalmayıp aynı zamanda daha sağlıklı bir gebelik sürecini de destekleyebilirsiniz.
Sağlıklı Günler Dilerim.