7 ay önce | Okunma Sayısı : 1049
Beslenme söyleminde iki fikir genellikle birbiri ile karışmaktadır: bir yiyeceği sevmek ve hedonik aşırı yeme (açlıktan ziyade zevk için yemek). Sevmek besinin tadı ile ilgilidir. Hedonik aşırı yeme ise; yiyecek iyi hissettirdiği için yemeye devam etmekle ilgilidir.
Bu iki kavram birbiri ile ilişkilidir ancak aynı değildir. Birçok insan yulaf lapasını sevebilir ama nadiren aşırı tüketmektedir.
Öte yandan çikolata, bisküvi ve dondurma her iki beslenme söyleminin de başında gelmektedir ve gıda bağımlılığı salgınına kadar çok çeşitli etkileri olabilmektedir.
Yiyecekler hakkında ne düşündüğümüz; onu nasıl yediğimizi içinde ne olduğunu düşündüğümüz kadar etkilemektedir.
Ultra işlenmiş gıdalardan bazıları daha az sağlıklı olabilirken faydalı da olabilmektedir. Bu ürünler kısıtlayıcı beslenme tarzı olanlar veya kolay bir şekilde öğün tüketimi isteyenler için tercih sebebi olabilmektedir.
Kişiler sadece gıda etiketlerine göre beslenmezler. Bazen bir gıdanın tadına, onlarda bıraktığı hisse ve sağlık, sosyal veya duygusal hedeflerine uygunluğuna göre besin seçimini yapmaktadırlar.
Daha iyi gıda seçimi yapmak için neler yapmalıyız?
*Gıda okuryazarlığımızı artırabiliriz. Bizi neyin doyurucu kıldığını, neyin canımızın çektiğini ve aşırı yeme konusunda bize neyin fayda sağlayabileceğini araştırabiliriz.
* Yüksek kalorili ve hızlı tüketim ürünleri yerine; keyifli ve doyurucu gıda alternatiflerini tercih edebiliriz.
*Yemek yeme motivasyonumuzu düşünebiliriz. Açlık dışında birçok nedenle yemek yiyebiliriz. Rahat hissettiğimiz için, bağ kurduğumuz için ve zevk için. Keyfi en üst düzeye çıkarırken alternatif gıdaları tüketmemiz, bizim düşük kaliteli gıdalara olan bağımlılığımızı azaltabilmemize yardımcı olacaktır.
Bizleri yemek yemeye ve aşırı yemeye iten şey karmaşıktır. Daha iyi beslenme alışkanlıklarını teşvik etmek istiyorsak; yiyecek gruplarını bırakıp seçimlerimizin ardındaki psikolojiye odaklanmamız gerekmektedir. Bu konuda destekte alabilirsiniz.
Sağlıklı Günler Dilerim.