16 saat önce | Okunma Sayısı : 49
Amerikalı hekimler George Minot ve William Murphy, 1926 yılında karaciğer açısından zengin bir beslenmenin, o dönemde çoğu zaman ölümcül seyreden pernisiyöz anemiyi tedavi edebildiğini ortaya koyarak modern hematolojinin temellerinden birini atmışlardır.
Bu buluş, daha sonra karaciğerdeki etkili maddenin izole edilmesini ve bugün " B12 vitamini" ya da bilimsel adıyla "kobalamin" olarak bildiğimiz vitaminin keşfedilmesini sağlamıştır. B12 vitamin eksikliği günümüzde de oldukça yaygın görülmektedir. Özellikle ileri yaştaki bireyler, veganlar, vejetaryenler ve bağırsaklardan emilim sorunu yaşayan kişiler risk grubunda yer almaktadır.
B12 vitamini doğal olarak çoğunlukla; et, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdalarda bulunduğundan, bu besinleri tüketmeyen kişiler yeterli miktarda vitamin alamamaktadır. İleri yaşlarda karşılaşılan sorun yalnızca beslenme ile değil; yaşlanmayla birlikte mide asidi üretiminin azalması, bağışıklık sisteminin mide hücrelerine saldırdığı otoimmün gastrit, mide asidini azaltan ya da diyabet tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da B12 emilimini önemli ölçüde düşürebilmektedir.
B12 vitamin eksikliği çoğu zaman yavaş gelişmektedir. Belirtileri arasında; sürekli yorgunluk, halsizlik, nefes darlığı, el veya ayaklarda uyuşma veya karıncalanma, denge bozukluğu, hafıza problemleri, beyin sisi ile dikkat ve düşünme güçlüğü yer almaktadır.
B12 vitamini yetersizliğinde kemik iliği sağlıklı kırmızı kan hücreleri üretememektedir; bunun yerine büyük ve olgunlaşmamış hücreler dolaşıma katılmaktadır. Bu hücreler oksijeni dokulara yeterince taşıyamadığı için kişiler kendilerini halsiz hissetmektedirler. İnsan vücudunun günlük yalnızca birkaç mikrogram B12 vitaminine ihtiyaç duyması şaşırtıcı olabilir.
Ancak bu küçük molekülün eksikliği ciddi kansızlığa, sinir sistemi hasarına ve yaşam kalitesinde belirgin düşüşe yol açabilmektedir. Bir asır önce hekimler, karaciğerin ölümcül bir hastalığı iyileştirebildiğini gözlemlemişti.
Bugün ise bilim insanlarının yalnızca kansızlığı önlemekle kalmayıp hücrelerin enerji üretimi ve yaşlanma süreçlerinde de önemli roller üstlenebileceğini araştırmaya devam etmektedir. Yüzyıl önce başlayan bu keşif yolculuğu, B12 vitamininin insan sağlığı açısından ne kadar vazgeçilmez olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Sağlıklı Günler Dilerim.