6 saat önce | Okunma Sayısı : 49
Ancak bazı besinlerin belirli hastalıklara karşı koruyucu olup olmadığı hâlâ araştırma konusudur. International Journal of Gynecology & Obstetrics dergisinde yayımlanan araştırmada, 1.044 kadının sağlık ve beslenme bilgileri incelenmiştir. Kadınların 174’ünde daha önce rahim ağzı kanseri öyküsü bulunurken, 870 kadında böyle bir öykü bulunmamıştır. Araştırmacılar, kadınların günlük beslenmelerini inceleyerek A, C ve E vitaminleri, çinko, selenyum ve karotenoidler gibi antioksidanlarla ilişkili besin öğelerini ne kadar aldıklarını hesaplamıştır. Araştırmanın dikkat çeken sonucu, antioksidan tüketimi ile rahim ağzı kanseri öyküsü arasında ters yönlü bir ilişki bulunması olmuştur. Araştırma, ‘’antioksidan tüketen kadınlarda kanser oluşmaz ‘’ sonucunu göstermemektedir. Sadece antioksidan tüketimi yüksek kadınlarda rahim ağzı kanseri öyküsünün daha az görüldüğünü ortaya koymuştur.
ANTİOKSİDANLAR NEDEN ÖNEMLİDİR?
Antioksidanlar, vücutta hücrelere zarar verebilen bazı maddelerin etkisini azaltmaya yardımcı olan bileşiklerdir. Meyve ve sebzeler antioksidan bakımından zengin besinlerin başında gelmektedir. Özellikle farklı renklerde sebze ve meyvelerin tüketilmesi, vücudun ihtiyaç duyduğu çeşitli vitamin, mineral ve diğer yararlı bileşenlerin alınmasına yardımcı olmaktadır.
Vücudumuz normal çalışırken hücrelere zarar verebilecek serbest radikaller adı verilen moleküller oluşabilmektedir. Bunların fazla miktarda birikmesine oksidatif stres denir. Antioksidanlar, bu sürecin dengelenmesine yardımcı olmaktadır. Antioksidan içeriği yüksek besinler arasında; çilek, böğürtlen, yaban mersini, üzüm, ıspanak, havuç, brokoli, ceviz, zeytinyağ, yeşil çay ve kahve yer almaktadır. Antioksidan beslenme; renkli sebze ve meyvelerin, kuruyemişlerin, baklagillerin, tam tahılların ve zeytinyağı gibi sağlıklı besinlerin düzenli olarak yer aldığı çeşitli ve dengeli bir beslenme düzenidir. Ancak rahim ağzı kanserinden korunma söz konusu olduğunda yalnızca beslenmeye güvenmek doğru değildir. Rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni, yüksek riskli HPV türlerinin vücutta uzun süre kalmasıdır. Bazı HPV türleri uzun süre vücutta kaldığında rahim ağzındaki hücrelerde değişikliklere neden olabilmektedir. Bu değişiklikler yıllar içinde kansere dönüşebilmektedir.
Bu nedenle uzmanlar, sağlıklı beslenmenin yanında HPV aşısı ve düzenli rahim ağzı kanseri taramasının büyük önem taşıdığını vurgulamaktadır. Bir kadının kanser teşhisinden sonra beslenme alışkanlıklarını değiştirmiş olması da sonuçları etkileyebilmektedir. Mümkün olduğunca çeşitli ve dengeli beslenmek, günlük beslenmede meyve ve sebzelere daha fazla yer vermek gerekmektedir.
Sağlık kontrollerinizi, taramalarınızı yaptırarak Hpv’den korunabilirsiniz.
Sağlıklı Günler Dilerim.