5 ay önce | Okunma Sayısı : 1101
Bilimsel kanıtlarda antioksidan içeriği, yüksek lif alımı ve düşük glisemik indekse sahip besinlerin ve bitki bazlı protein tüketiminin artmasının doğurganlık üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu gösterilmiştir. Akdeniz tipi beslenme modeli; diyabet ve kardiyovasküler hastalık riskinin azalması, aşırı kilolu kişilerde vücut ağırlığı ve BKİ üzerine birçok olumlu sağlık etkisiyle ilişkilendirilmiştir. Aşırı zayıfsanız ve bununla birlikte sağlıksız besleniyorsanız; fizyolojik üreme fonksiyonunuz bozulabilmekte ve kısırlığa yakalanma riskiniz büyük ölçüde artmaktadır. Erkeklerde, düşük kilolu olmak genellikle yetersiz beslenme ve sağlıksız bir yaşam tarzıyla ilişkilendirilir; bu da hormonal dengesizliğe ve sperm kalitesinin düşmesine yol açabilmektedir. Kadınlarda karın bölgesindeki obezitenin PCOS'un yaygın bir belirtisi olduğu gösterilmiştir. Fazla yağ dokusunun endokrin sistem üzerindeki etkisi olumsuz olarak değerlendirilmektedir. PCOS hastalarında insülin direnci, hiperinsülinemi ve kısırlık arasında güçlü bir bağlantı vardır.
Meyve, sebze, baklagiller, tam tahıllar, kuruyemişler, tohumlar ve bitkisel yağların daha yüksek tüketimini vurgulayan ve hayvansal ürünlerin daha düşük tüketimini veya tamamen dışlanmasını içeren; ağırlıklı olarak bitkisel bazlı beslenme modelleri son yıllarda ilgi görmüştür. Sebzeler ve meyveler, sperm kalitesini ve doğurganlığını artıran sağlıklı beslenme modellerinin temelini oluşturmaktadır. Bitkisel proteinin doğurganlık üzerindeki potansiyel olarak faydalı etkisi, insülin yanıtının hayvansal proteine göre bitkisel protein tüketimiyle daha zayıf olmasından kaynaklanabilir. Ayrıca, karbonhidratların bitkisel proteinle değiştirilmesi de olumlu bir etkiye sahiptir. Karbonhidratların enerji gereksinimlerinin %5'ini bitkisel proteinle değiştirmek, ovülasyon bozuklukları riskini %43'e kadar azaltabilmektedir. Düşük glisemik indeksli olan, işlenmiş gıdaların mümkün olduğunca en düşük oranını içeren, iyi dengelenmiş bitkisel kaynaklı bir beslenme özellikle bir diyetisyen tarafından planlanmışsa ideal değerlere inmeniz ve beslenme düzeninizi değiştirmeniz doğurganlığınızı arttıracaktır. Bununla birlikte; ihtiyaç halinde doktorunuzun önerisi ile B12 vitamini, D vitamini, çinko, selenyum, kalsiyum, iyot ve demir kullanımı sizi olumlu yönde destekleyebilir. Buna karşılık; şekerli içecekler, abur cubur, rafine tahıllar, unlu mamuller ve işlenmiş gıdaların yüksek tüketimiyle karakterize edilen sağlıksız beslenme düzenleri; vücuttaki inflamasyonu arttırarak potansiyel mekanizmalar yoluyla doğurganlığı olumsuz etkileyebilmektedir. Doğurganlığınızın artması için Akdeniz tipi bir beslenme düzenini izlemelisiniz, protein açısından yetersiz olmamalı ve lif kaynakları bakımından zengin olmalıdır.
Sağlıklı Günler Dilerim.