3 hafta önce | Okunma Sayısı : 463
Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan, basın toplantısında şunları kaydetti:
“Bugün burada hem şehrimizi hem de toplumumuzu yakından ilgilendiren bazı konular hakkında düşüncelerimizi paylaşmak üzere bulunuyoruz. Katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde ilimizde yapılan Kakava ve Hıdrellez programı ile ilgili olarak bir basın açıklaması yapmıştık. Yapmış olduğumuz açıklamayı doğru şekilde okumayarak maalesef sosyal medya üzerinden vs. vatandaşlarımız yapmış olduğumuz açıklamaya tepkiler gösterdiler. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim; Bizler, insanların eğlenmesine, kültürel etkinliklerin yapılmasına asla karşı değiliz. Ancak her şeyin bir ölçüsü, bir sınırı, bir yakışanı vardır. Bizim itiraz ettiğimiz konu; toplumumuzun manevi değerleriyle bağdaşmayan bazı görüntülerin, tarihî ve manevî yönü son derece önemli olan bir bölgede ortaya çıkmasıdır. Burası sıradan bir alan değildir. Hemen yanı başında şehitlik ve şehitler bulunmaktadır. Ayrıca geçtiğimiz Ocak ayında Sayın Valimiz tarafından yapılan açıklamada, basında da yer aldığı şekilde Sarayiçi’ndeki kazı alanında 18-20 yaşlarında asker üniformalarıyla toplu mezarların bulunduğu kamuoyuna aktarılmıştır. Şimdi soruyorum; bizler mezarlığın yanından geçerken bile müziğin sesini kısmayı bir saygı olarak gören bir millet değil miyiz? Böylesine maneviyatı yüksek bir bölgede ortaya çıkan bazı görüntüler sizce ne kadar uygundur? Bakınız, bundan yıllar önce televizyonlarda özellikle yılbaşı programlarında bile dansöz çıktığında çocuklar ekran başından kaldırılırdı ya da bu yayınlar geç saatlerde verilirdi. Çünkü bu milletin bir edep anlayışı, bir aile hassasiyeti vardı. Bugün ise maalesef birçok konuda bu ölçüler kaybolmaya başlamıştır.”
Çalışkan, “Değerli basın mensupları; Bugün yaşadığımız birçok toplumsal sorunun temelinde de zaten maneviyat ve ahlak eksikliği vardır. Eğitim sistemimizde sıkıntı var, adalet sistemimizde vatandaşın güven problemi var. Çünkü sadece bina yaparak, yol yaparak güçlü toplum olunmaz. Ahlakı güçlü, vicdan sahibi nesiller yetiştirmek zorundayız. Son günlerde basına yansıyan bazı belediyelerdeki yolsuzluk, usulsüzlük ve şaibeli olaylar da toplumun devlete ve yöneticilere olan güvenini de maalesef zedelemektedir. Vatandaş artık şeffaf, dürüst ve ahlaklı yönetim anlayışı görmek istemektedir. Makamların hizmet yeri mi yoksa çıkar kapısı mı olduğu tartışılır hale gelmiştir. İşte tam da bu yüzden ahlaklı belediyecilik anlayışına bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Diğer taraftan ekonomik tablo da ortadadır. Esnafımız zor durumdadır. Vergi borcu, SGK borcu, yüksek maliyetler altında ayakta kalmaya zorlanmaktadır. 72 ay yapılandırma açıklanıyor ama faizler silinmiyor. Faiz yükü devam ettikten sonra bunun adına çözüm denemez. Bu durum esnafımıza gerçek anlamda nefes aldıramaz. İnsanlarımız artık dükkânını nasıl açık tutacağını, çalışanının maaşını nasıl ödeyeceğini düşünür hale gelmiştir. Bunlar yetmiyormuş gibi, Küçük esnafımız vergide gerçek usule geçirilmiştir. Maliye gerçek usule geçirdiği esnafın sırtına, defter tasdikiyle, muhasebecisiyle, POS cihazıyla birlikte yıllık ortalama 100 bin liralık bir yük bindiriyor. Örneğin, esnaf çayı ve şekeri yüzde 1 KDV ile alıyor; ama bir bardak çayı içecek başlığı altında yüzde 10 KDV ile satmak zorunda kalıyor. Aradaki yüzde 9’luk farkı da cebinden karşılıyor. Bakkal, manav, kasap, terzi, taksici, dolmuşçu kısaca küçük esnaf batmaktadır. Sesini bizden başka duyan da yok. Maliye tarafından şu anda esnafın küçük büyük her türlü nakit hareketi ticari kazanç sayılarak takip altına alınmaktadır. Vergi mükellefi olmayanlara bile KDV matrahı çıkarılmaktadır. Ama aynı anda yeni kararnameler ile büyükler için yeni vergi istisnaları ve yeni vergi imtiyazları getiriliyor. Büyükleri bırak, küçükleri yakala anlayışı adalet değildir. Bu hafta Engelliler Haftası bu vesile ile, toplumumuzun ayrılmaz bir parçası olan engelli kardeşlerimizin yaşadığı sorunları, beklentilerini ve haklarını bir kez daha gündeme getirmek istiyoruz.
-i6a034c8fad638.jpg)
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın öncülüğünde 54. Hükümet döneminde hayata geçirilen 571 ve 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler, engelli vatandaşlarımızın haklarının ilk kez kurumsal bir çerçevede ele alınmasını sağlamış; devletin bu alandaki sorumluluğunu açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu tarihi düzenlemeler, engelli bireylerin korunmasının bir lütuf değil, doğrudan bir devlet görevi olduğunu ortaya koyan önemli bir dönüm noktası olmuştur. Ancak bugün gelinen noktada, mevzuat altyapısına rağmen uygulamada ciddi eksikliklerin devam ettiği görülmektedir. Türkiye’de milyonlarca engelli vatandaşımız hâlâ eğitimde, istihdamda ve sosyal hayata katılımda çeşitli engellerle karşı karşıya kalmakta; önemli bir bölümü ise devletin sunduğu hizmetlere tam olarak erişememektedir. Biz inanıyoruz ki; engelli bireyler yardım bekleyen değil, fırsat verildiğinde üreten, çalışan ve topluma değer katan bireylerdir. Asıl olan, onların önündeki engelleri kaldırmak ve eşit şartları sağlamaktır. Biz Yeniden Refah Partisi olarak; adil düzeni, üretimi, ahlaklı belediyeciliği ve milli-manevi değerlere sahip çıkan bir anlayışı savunmaya devam edeceğiz. Hem şehrimizin tarihine sahip çıkacağız hem de vatandaşımızın yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme getirmeyi sürdüreceğiz. Birkaç gün sonra idrak edeceğimiz mübarek Kurban Bayramı’nın; ülkemize, milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyoruz. Kurban Bayramı’nın; birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesine, kardeşliğimizi pekiştirmesine, paylaşma ve dayanışma ruhunu yeniden canlandırmasına vesile olmasını temenni ediyoruz. Başta Edirneli hemşerilerimiz olmak üzere aziz milletimizin mübarek Kurban Bayramı’nı şimdiden en kalbi duygularımızla tebrik ediyor, sağlık, huzur ve bereket dolu nice bayramlar diliyoruz.” dedi.