8 saat önce | Okunma Sayısı : 60
Tarım ve Orman Bakanı'nın fiyatlar belirlenirken üretim maliyetlerinin dikkate alınacağını açıkladığını hatırlatan Çalışkan, açıklanan rakamların bunun tam tersini gösterdiğini belirtti.
Mazot, gübre, ilaç, tohum ve diğer tarımsal girdilere son bir yılda çok yüksek oranlarda zam geldiğini vurgulayan Çalışkan, "Geçtiğimiz yıl kilogramı 13,50 TL olan buğdayın alım fiyatı bu yıl 16,50 TL olarak açıklanmıştır. Ancak çiftçimizin kullandığı temel girdilerdeki artış bu oranın çok üzerindedir. Bu fiyatlarla üreticinin ayakta kalması mümkün değildir" dedi.
Açıklanan fiyatlara destek ödemelerinin de dahil edilmesinin doğru olmadığını ifade eden Çalışkan, "Bir kısmı azaltılan ve üreticinin eline ancak aylar sonra geçecek desteklerin bugünkü fiyat hesabına katılması gerçekçi değildir. Çiftçi bugün yaptığı masrafın karşılığını bugün almak istemektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Çalışkan, açıklanan fiyatların üreticiyi üretimden uzaklaştırma riski taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün 200 gram ekmek yaklaşık 17,5 TL'ye satılırken, o ekmeğin hammaddesi olan bir kilogram buğdayın fiyatı 16,50 TL olarak açıklanmaktadır. Üstelik nakliye giderleri ve çeşitli kesintiler düşüldüğünde çiftçinin eline geçen rakam daha da aşağı inmektedir. Bu tablo, üreticiyi koruyan değil, üretimden vazgeçiren bir anlayışın sonucudur."
Hükümetin yanlış ekonomi politikalarının bedelinin çiftçiye ödetilmemesi gerektiğini ifade eden Çalışkan, "Enflasyonla mücadele adı altında çiftçinin emeği ve alın teri değersizleştirilemez. Üreticinin kazanmaması halinde ne tarımsal üretim sürdürülebilir ne de gıda güvenliği sağlanabilir" dedi.
Yeniden Refah Partisi olarak çiftçilerin haklı taleplerinin takipçisi olacaklarını belirten Hakan Çalışkan, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, milli üretimi önceleyen ve çiftçiyi destekleyen tarım politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.