1 saat önce | Okunma Sayısı : 38
Demansın yalnızca hafızayı değil, bireyin kendini ifade etme ve çevresiyle bağ kurma becerisini de derinden etkilediğine terapist olarak her gün tanıklık ediyorum. Çünkü insanı insan yapan yalnızca hatırladıkları değil, anlatabildikleri ve paylaşabildikleridir.
Hastalığın ilk dönemlerinde en dikkat çekici değişikliklerden biri kelime bulma güçlüğüdür. Kişi söylemek istediği sözcüğü bilir ama ona ulaşamaz. "Kalem" demek ister, "şey" der; "çaydanlık" yerine "su koyduğumuz alet" demeyi tercih eder. Çoğu zaman çevresindekiler bunu basit bir unutkanlık olarak yorumlar. Oysa bu durum, beynin dili işleyen alanlarında başlayan değişimlerin ilk işaretlerinden biri olabilir.
Demans ilerledikçe iletişimde yaşanan güçlükler de belirginleşir. Uzun cümleleri anlamak zorlaşır, konuşmaların akışını takip etmek güçleşir. Bazen aynı hikâye defalarca anlatılır, bazen de sorular verilen cevaplarla örtüşmez. Bu noktada sorun yalnızca hafıza değildir; dilin anlaşılması ve kullanılmasına ilişkin bilişsel süreçler de etkilenmeye başlamıştır.
İleri evrelerde ise iletişim daha da sınırlı hâle gelebilir. Cümleler kısalır, kelime dağarcığı azalır ve anlamlı kouşma giderek zayıflar. Bazı bireyler düşüncelerini sözcüklerle ifade etmek yerine jestler, mimikler ya da tek kelimelik ifadeler kullanmaya başlar. Bu durum çoğu zaman "konuşmak istemiyor" şeklinde değerlendirilse de gerçekte kişi, söylemek istediğini ifade edecek dili bulmakta zorlanmaktadır.
Demans ilerleyici bir hastalık olabilir; ancak iletişim tamamen kaybolmak zorunda değildir. Doğru yaklaşımlar ve zamanında alınan destekle bireyin kendini ifade etme becerisi daha uzun süre korunabilir. Bu da yalnızca hastanın değil, ailesinin ve bakım verenlerin yaşam kalitesini artıran önemli bir kazanımdır.
Belki de demansa bakışımızı değiştirmemiz gereken en önemli nokta şudur: Demanslı bireyler söyleyecek sözlerini değil, o sözlere ulaşacak yollarını kaybederler. Bizlere düşen görev ise o yolları sabırla, anlayışla ve bilimsel yaklaşımlarla yeniden aydınlatmaya çalışmaktır.
Çünkü iletişime giden tek bir köprüyü bile kurtarabilirsek, insan ömründe yaşanmış çok kıymetli hatıraları kurtarabiliriz.
Gelecek haftalarda ‘demans’ konuşmaya devam edeceğiz.
Saygılarımla.