Son Dakika

ÖĞRETMENLER 2 GÜN KALEM BIRAKTI: “ARTIK YETER! ŞİDDETE UĞRAMAK VE ÖLDÜRÜLMEK İSTEMİYORUZ!”

İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde geçtiğimiz Pazartesi günü gerçekleştirilen olayda biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, Furkan Samet B. isimli öğrenci tarafından gerçekleştirilen bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

Bir öğretmen ve öğrencinin de yaralandığı olay, ülke genelinde büyük tepki toplarken, Eğitim İş de ülke genelinde iki günlük iş bırakma kararı aldı. Sendikanın Edirne Şubesi, kentin trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması gerçekleştirirken, sendika üyesi öğretmenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri etkinliğe katıldı.

 

“ÖĞRETMENLER HER GÜN ÖLÜM KORKUSUYLA MI DERSE GİRECEK?”

Açıklamayı okuyan Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, meslektaşları Fatma Nur Çelik’in ölümü nedeniyle vicdanlarının sızladığını belirterek, “Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi. Bu tablo bir “münferit olay” değildir. Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz. Buradan açıkça söylüyoruz: Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez. Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?” dedi.

Zobar, “Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu olayların sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor. Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır” diye konuştu.

 

“CAN KORKUSUYLA ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ”

Şiddetin yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşattığına dikkat çeken Zobar, “Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir. Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir. Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor. Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz. Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.WhatsApp Image 2026-03-03 at 16.53.34 (1)-i69a6ed566865a.jpg645468049_1528004609333756_5830151159057184142_n-i69a6ed5ea62b3.jpg