İYİ PARTİ TEKİRDAĞ MİLLETVEKİLİ TAŞÇI HÜKÜMETE EDİRNE’DEN YÜKLENDİ: “TÜRK MİLLETİ TÜRK DEVLETİNE KÜSTÜRÜLMEK İSTENİYOR”
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Edirne’de düzenlediği basın toplantısında ekonomi politikaları, okullardaki güvenlik sorunları ve emekli maaşlarına dikkat çekerek Meclis gündemine dair sert eleştirilerde bulundu.
“YİNE DİYECEKLER Kİ KAYNAK YOK!”
Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren ve kaynak yetersizliği açıklamalarına tepki gösteren Selcan Taşçı, kamu kaynaklarının yanlış kullanıldığını belirterek şunları söyledi:
"Muhtemelen yine diyecekler ki, o seçim ekonomisi işleyene kadar yine diyecekler ki kaynak yok. Bunu İYİ Parti'nin her bir milletvekili defaatle gündeme getirdi. Meclis kürsüsünde de katıldığı bütün diğer toplantılarda da söyledi. Sadece arkadaşlar, Enerji Bakanlığı'nın EPDK ile ihalesiz yürüttüğü işler arasındaki farkın bu ülkeye yirmi yıllık maliyeti 53,1 milyar dolar. Alın size kaynak. İptal edin bu ön lisansları, alın size kaynak. Trendyol imtiyazını iptal edin, alın size 1,5 milyar dolarlık kaynak. Köylerle ilgili sözleşmeleri iptal edin, alın size 93 milyar dolarlık kaynak. Bakın, kaynak. Fon vurduğunda yok edilen, hiç edilen paralar işte. Bundan hâlâ kaynak mı olur? Yani şimdilik bilinen büyüklüğü 800 milyarın üzerinde ve iddia o ki sadece bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar insana yüzde 10 binlerde kâr yaptırabilmek için herhalde yüzyılın en büyük yolsuzluk ve dolandırıcılıklarından bir tanesine, hem de devlet gözetiminde yapılmasına hep beraber şahit oluyoruz."
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Edirne’de düzenlediği basın toplantısında ekonomi politikaları, okullardaki güvenlik sorunları ve emekli maaşlarına dikkat çekerek Meclis gündemine dair sert eleştirilerde bulundu.

“TÜRK MİLLETİ TÜRK DEVLETİNE KÜSTÜRÜLMEK İSTENİYOR”
Vefat eden polis memuru Ali Şekeroğlu'nun son mesajına ve ülkedeki adalet ile güven bunalımına değinen Taşçı, konuşmasına şöyle devam etti:
"İşte bütün bunları sadece Ali Şekeroğlu'nu değil, onun atıf yaptığı, aslında değerleri ölmeden önce son sözleriyle konuşurken bütün bunları da unutmamasını biz istiyoruz. Aslında milletimizden. Çabuk unutuyoruz. Al bayrağa biz şehitlerimizin üzerine ortak oluyoruz genelde. Merhum polisimizin, o ay yıldızlı bu ülkeyi yönetenler darülharp var sayıyor diye bu ülkeyi, bu ülkenin vatandaşlarını zulmedilebilir görüyor diye biz şimdi yaşamak savaşını mesela şehidimizi diyelim, polisimizi hak etmiyor muyuz aslında? O da bir anlamda şehit sayılmaz mı aslında gözümüzde? Bunu da ben çok sorguladım dünden bugüne. Bir polis memurunun haksızlığa, hukuksuzluğa açtığı bayrağın altında son nefesinde yaşadıklarını kimse unutmasın bu ülkede. Son paylaşımı polis memurumuzun arkadaşlar, 'Vatan sevgimizi kimse sorgulayamaz ancak açlıkla da cezalandırılamaz. Küstürmeyin bu fedakâr insanları' diyor. Ben şimdi sormak da istiyorum. Düşünüyorum da kanaatim, inancım da odur ki yapımı istenen tam da bu aslında. Yani Türk milleti Türk devletine küstürülmek isteniyor. Bu kadar zulmün, bu kadar adaletsizliğin başka izahı yoktu çünkü. Milletle devlet arasında derin bir uçurum oluşturulmak isteniyor. Derin bir güven bunalımı var zaten hâlihazırda. Dolayısıyla tam da bu küsme hâli gerçekleştirilmeye çalışılıyor."